Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Dr. Tunca Toskay, darbe
yapma planı içinde örgüt kuranların mutlaka cezalandırılması gerektiğini
söyledi. Ancak bunun, kapatma davasına karşı denge olarak kullanılmaması
gerektiğini vurgulayan Toskay, "Ne olursa olsun yargı tarafsızlığını korumalı,
hızlı davranmalı, net kararlar vermelidir." dedi.
Antalya Genç İşadamları Derneği(ANTGİAD) geleneksel hale getirdiği 'Panoramik
Gündem' toplantılarını sürdürüyor. Dedeman Otel'de düzenlenen toplantıya MHP
Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Tunca Toskay konuşmacı olarak katıldı. MHP İl
Başkanı Aydın Yeşilyurt ve birçok partilinin katıldığı yemekli toplantı yaklaşık
2 saat sürdü. Toplantının açılış konuşmasını yapan ANTGİAD Başkanı Kemal Şişman
bu toplantıları sürdüreceklerini bildirdi. Başkan Şişman'ın konuşmasından sonra
derneğe yeni katılan üyelere MHP Genel Başkan Yardımcısı Tunca Toskay tarafından
belge verildi. Programın son bölümünde eski Devlet Bakanı ve Antalya
Milletvekili Tunca Toskay, partisinin yaptığı çalışmalar hakkında bilgi verdi.
MHP'nin vakıflar yasası, TCK 301. madde ve Türkiye Radyo ve Televizyon
Kurumu'ndan tam gün Kürtçe yayın konusunda MHP olarak çok ciddi karşı
çıkıldığını bildirdi. Kendilerini meclisi kilitlemekle suçlayanlara karşı çıkan
Toskay, partilerin demokrasiyi kilitlemek için değil, sürdürmek için var
olduğunu söyledi. MHP'nin kimseyle pazarlık yapmayacağını dile getiren Toskay,
gücü yetenin başbakanı da, cumhurbaşkanını da, meclis başkanını da bakanları da
seçeceğini vurguladı. Bunun önüne meclisi kilitlemekle geçilemeyeceğini
sözlerine ekleyen Toskay, "CHP, meclis başkanlığı seçimlerinde en fazla AK Parti
ile ilgilenen, onlara destek veren parti oldu. Ama şu an Köksal Toptan'dan en
fazla onlar şikayetçi, biz değil." dedi.
Başörtüsü sorununun Türkiye'de 1968 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat
Fakültesi'nde okuyan bir öğrencinin sınıftan çıkartılması ile başladığını
bildiren Toskay, o bayanın şu anki Dışişleri Bakanı'nın halası olduğunu söyledi.
Başörtüsü konusunun yoğunluğunu azaltarak Türkiye'nin sorunu olmaya devam
ettiğinin altını çizen Toskay, "Türkiye bu problemi çözemediği sürece bazı
partiler bu sorundan rant elde etme gayreti içinde olmuşlardır. Değerli
bakanların çoğunun, Başbakan'ın, Cumhurbaşkanı'nın eşleri başörtülüdür. Biz
onların eşlerinin ne giydiği ile değil, ülkeyi nasıl yönettikleriyle
uğraşıyoruz." şeklinde konuştu.
MHP'nin üniversitelerde başörtüsünün serbest bırakılması ile ilgili kanun
değişikliklerinde net tavır aldığını söyleyen Toskay, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Karakola giden bir başörtülü hanım güvenlik hizmeti alabiliyor. Hastanede
sağlık hizmeti alabiliyor. Yargıda hakimler kadınlara 'sen başörtülüsün' diyerek
hizmet vermemezlik etmiyor. O zaman hizmet veren ve alan ayrımı yaparak sorunu
çözeriz dedik ve ek 17. maddeyi değiştirmeyi teklif ettik. Ancak AK Parti bu
maddenin değiştirilmesi konusunda istemsiz davrandı ve anayasadaki diğer
değişiklikler de iptal edildi."
57. hükümet zamanında parti kapatmayı zorlaştırıcı maddeler çıkarttıklarını
dile getiren Genel Başkanı Yardımcısı, siyasi partilerin değil, partiyi
yıpratanların önünün kesilmesinden yana olduklarını söyledi. Kapatılan
partilerin yerine kurulanların arşivinin, tecrübesinin, geçmişinin kaybolduğunu
ve sıfırdan başlandığını vurgulayan Toskay, bu yüzden de demokrasinin
yıprandığını ifade etti. AK Parti'nin kapatılmasını değil, partiye zarar
verenlerin çekilmesinden yana olduklarını sözlerine ekleyen Toskay, "Partilerin
kapatılması gibi bir fiili işleyen siyasetçileri cezalandırmak gereklidir. Biz
kimsenin genel başkanını, başbakanını almaya çalışmıyoruz. Ama Türkiye'nin bu
süreçten zarar görmeden çıkması için yeni parti kurulmasını ve iktidardaki
vekillerden, hakkında dava açılmayanların yeni partiye geçmesini teklif ettik.
Kapatma kararı çıkmazsa 2 parti yeniden birleşebilir. Böylece Türkiye daha
yumuşak bir şekilde yeni sürece girer. Elini vicdanına koyan tüm siyasetçiler
bizim teklifimizin doğruluğunu onaylayacak." diye konuştu.
Kapatma davası ve Ergenekon soruşturması üzerine de konuşan eski Bakan
Toskay, "Ergenekon soruşturması ile ilgili MHP'nin tutumu son derece net.
Birileri Türkiye'de darbe yapmaya niyetlenmiş, bunun için örgüt kurmuşsa
yargılanmaları ve cezalandırılmaları gerekir. Ama böyle bir soruşturmayı
iddianame bile olmadan milletin ensesinde kılıç gibi sallamak doğru değil.
Ayrıca Ergenekon soruşturmasını, kapatma davası ile ilgili bir denge unsuru
olarak görmek kabul edilemez. Yargı tarafsız olmalı, hızlı davranmalı, net
kararlar vermelidir. AK Parti'nin kapatma davası ile ilgili dışarıdaki
yandaşlarına baskılar yaptırıp Ergenekon'la ilgili 'Yargıya baskı yapmayın'
demesi doğru bir tutum değil. Bu bir pişkinliktir. Türk siyasetinde pişkinlerin
sayısı her geçen gün artıyor.
|