|
Untitled Document
|
|
CHP Lİ O BAŞKAN İÇİN MANİDAR TEMENNİ
|
|
Hamdullah Öztürk,yaptığı kıyasla bir anda tepkilerin odağı haline gelen CHP li il başkanına Türk milletindeki peygamber sevgisini hatırlattı. |
|
|
Asıl gerçek bu
Bazen yaşanan bir an insana her şeyi yeni baştan düşündürmeye yetiyor.
Kendimce çok önemli konular seçmiş ve yazı konusunu belirlemiştim. Ali
Bey'in -Allah rızasını tahsile muvaffak kılsın- teklifi her şeyi
değiştirdi. Memleketin maruz kaldığı ağır psikolojinin içinden bir kapı
aralayıp, öyle bir dünyaya taşıdı ki bizleri, orada zulmetten eser
yoktu; "işte hayat bu" dedirtecek, coşkularla dolu pürnûr bir âlemdi.
İnsanlığın İftihar Tablosu Hz. Muhammed Mustafa (sas)'nın dünyayı
teşrifleri miladi sene itibarıyla 20 Nisan'a denk geliyor. Peygamber
sevgisiyle yoğrulmuş milletimiz 20 Nisan tarihini içine alan haftayı
Kutlu Doğum Haftası olarak değerlendirip, Hz. Peygamber'in sevgisini
kalbinde hissedecek ameller işlemeye çalışıyor.
Ali Bey, İnsanlığın İftihar Tablosu'nun sakal-ı şeriflerini ziyaret
imkânı sundu bizlere. İnsanlar toplanmış, öğlen namazı sonrasında
Efendimiz'in sakal-ı şerifinin ziyarete açılmasını bekliyorlardı. Öyle
bir huşu ve huzur vardı ki, sanki mihrapta O (sas) belirecek, zamanları
aşıp, mekânı bizzat şereflendirecekmiş gibiydi.
Derken salavât başlayınca kalabalık gayri ihtiyari ayağa kalktı...
Destimaller bir bir açılırken kimi heyecanla başını uzatıyor, kimi
hicabından al al olmuş yüzüyle ürkek bir ceylan gibi duruyordu.
Neler düşünüp neler yaşıyorlardı bilemeyeceğim, ama daha salavât başlar
başlamaz gözyaşlarına boğulanların sayısı hiç de az değildi.
Onların çığlık ve feryatları zihnimi aldı götürdü. "Adem Nebi, şahsi
hayatında açtığı bir gediği, ceyhun ettiği gözyaşlarından meydana
getirdiği ummanlar içinde yüze yüze aşabilmişti." tespitini terennüm
ettirdi.
Umutlandım. "Onlarla aynı mecliste bulunan mahrum kalmaz" mealindeki hadis umutlarımı daha da coşturdu.
"Atatürk varken Peygamber gibi lider arıyorlar" diyen CHP Denizli İl
Başkanı gibi insanların da bu hazza aşina olmasını ne kadar arzu
ederdim. Keşke tadabilseler ve iki farklı şeyi birbirine karıştırma
durumuna düşmeseler!
Bu nasıl bir şey ki, aradan on dört asır geçmiş olmasına rağmen ona ait
bir tel görünce insanların yüreği göğüs kafesine sığmıyor...
İşte en büyük gerçek bu!
Zamanları, mekânları aşan...
Kalplerin kapılarını açıp, gönülde med-cezirler yaşatan...
Gönle akan lezzetlerle aklı sermest kılan...
Fani dünyanın perdesini bir an kaldırıp, cennet lezzetlerini seyre daldıran gerçek!
İnsanlar salavât eşliğinde muğy-i mubareki öpüyor, sürme gibi gözlerine
çekiyorlardı. Öyle bir cazibe vardı ki, ziyareti tamamlayanlar mekânı
terk edemiyor; ellerini saygıyla bağlayıp salavat getirmeye devam
ediyorlardı.
Derken vakit tamam oldu. Destimaller bir bir kapanmaya başladı.
Kalabalık bir anda sehpaya doğru hareketlendi. Çığlıklar kopuyor,
yürekler yarılacak gibi oluyordu. Sanki O'nun (sas) ayrılma vakti
gelmişti ve insanlar ayrılığın acısıyla inliyorlardı.
Süleyman Hoca -Allah ihlâs-ı etemme ulaştırsın- yüreklerin feryadını
muhteşem bir dua ile taçlandırıp, gönülleri Cenab-ı Mevlâ'ya
yönlendirdi.
Ali Bey, "Çok ziyaret gördüm ama böylesi ilk oldu." demişti.
Artık perde kapanmış ve biz yine fani dünyanın cilveleriyle baş başa kalmıştık.
Ama yüreklerde O'nun sevgisinin sıcaklığı vardı.
İnsanlar O'nun sevgisiyle tanıştığı zaman işte bu gerçek, peçesini
kaldırıp, yüzünü tüm dünyaya gösterecek. Bizi ölümsüzlükle tanıştırıp,
nefreti unutturacak!..
|
|
|
| Günün Resmi |
|
Son Eklenen 5 Resim
Son Eklenen 5 Video
|