Bize Ulaşın   Site Haritasi Anasayfam yap    Sık Kullanılanlara Ekle   16 Mayıs 2008 Cuma 
Untitled Document
  Hava Durumu
ANKARA
ANKARA
ANKARA
ANKARA
ANKARA
 Çok Okunanlar
 G.Saray dan Vatan a resmî yalanlama  MP3 dinleyenler dikkat!
 Sivasspor - Galatasaray MAÇ SONU
 Günaydın bakın kimin adamı çıktı?
 AKLA HAYALE GELMEYECEK SORUNLARA YOL AÇABİLİR
 Var Mısın Yok Musun?
 Kurtlar Vadisi Pusu 38 Bölüm
 Hormonsuz gıda nasıl anlaşılır?
 4 ajan Diyarbakır da suçüstü yakalandı
 Kene tehlikesini bitirecek tek hayvan
 SMS tutkunlarına müjde!
 Çok Yorumlananlar
 Kene tehlikesini bitirecek tek hayvan  Giderayak üstü kapalı sert mesajlar
 VE KUPANIN SAHİBİ KAYSERİSPOR
 SMS tutkunlarına müjde!
 MP3 dinleyenler dikkat!
 Hormonsuz gıda nasıl anlaşılır?
 G.Saray dan Vatan a resmî yalanlama
 Sivasspor - Galatasaray MAÇ SONU
 Günaydın bakın kimin adamı çıktı?
 4 ajan Diyarbakır da suçüstü yakalandı
 ATTIĞINI VURAN MÜDÜR
BAŞKASININ DÜKKâNINDA NE İŞİM VAR BU YAŞTAN SONRA?
Herkes Salih Kalyon’un ‘Komedi Dükkânı’ndan ayrılışının nedenini merak etti. Oysa tiyatroya sırf ‘biz’ olmak için başlamış, Tommiks yerine her zaman Konyakçı olmayı seçmiş biri için bu karar çok normaldi

İstanbul’daki
salonundan çıkarılan Arena Tiyatrosu, Adapazarı’na turneye geldiğinde
sene 1962’dir. Genco Erkal’ı yıldız yapan “Aslan Asker Şvayk”ı
sahneleyen grup, tiyatroya âşık bir gencin de hayatını değiştirecektir.
O güne kadar sadece ‘ne’ yapmak istediğini bilen, ama ‘nasıl’ını
çözemeyen 16 yaşındaki Salih Kalyon, sorusunun yanıtını bu ‘patron’suz
tiyatroda bulur. Anlar ki herkesin dekor kurup kaldırdığı, imece usulü
çalışılan bir şeydir aradığı... O yıldız olmak istememiştir hiç. Hem de
mahallede oyunlar sahnelediği çocukluk günlerinden beri...

Aslında 5 kardeşin en küçüğü olarak çok sevilip şımartıldığı bir evde
doğup büyümüştür. Ailesinin yıldızıdır yani. Annesi Fevziye Hanım ile
babası Abdurrahman Bey, Trabzon’un birbirine bakan köylerindendir: Biri
Şinekli, öteki Paçanlı. 



‘Sen git onlara gül’

Saat tamircisi Abdurrahman Kalyon, ‘antika’ bir adamdır, ara sıra
kafası bozulur ve alır başını başka bir şehre gider. Oradaki esnafın
namusundan memnun kalırsa ailesini de alır yanına. Bu yüzden Salih
Kalyon 2 Şubat 1946’da Ağrı’da dünyaya gelir. Göçebe hayat, 1948’de
Adapazarı’nda sona erer. Baba yine zaman zaman alıp başını gitse de
Fevziye Hanım tek başına da olsa çocuklarını burada büyütmeye
kararlıdır artık.

Salih Kalyon, ‘sanat hayatına’ Hürriyet gazetesinden kestiği Can Baba
karikatürlerini un hamuruyla yapıştırıp arkadaşlarına ‘cam para’
karşılığı oynatarak başlar.

İlk sahnesini ise kereste atölyesinde kalaslardan kurar. Tommiks’i
oyunlaştırır ama kendisine karakter rolleri verir. Tommiks olmaya
özenmez hiç, varsa yoksa Konyakçı.

Derken halkevi kurulur Adapazarı’nda. Hep çift dikiş okuyan ortaokul
öğrencisi Salih Kalyon, hemen başvurur. İlk oyunu, Turgut Özakman’ın
“Güneşte On Kişi”sidir.

Hafta sonları İstanbul’a dayılarının, teyzelerinin yanına kaçar.
Sahaflardan kitaplar alır, Babıali’deki tiyatro kitapları basan Suhulet
Kitabevi ikinci adresidir. En büyük zevki ise oyunlar izleyip
Adapazarı’ndaki arkadaşlarına anlatmak... Okulun tiyatrosunda
Moliere’ler, Beaumarchais’ler oynarken ön sıradan bağıran matematik
hocasını hiç unutmaz: “Sınavda göstereceğim ben sana sahnede kılıç
sallamayı!”

Annesi ses etmez oğlunun tiyatro merakına . Sadece “Oğlum” der, “Niye
böyle yıpranıyorsun milleti kendine güldürmek için? Oku, adam gibi iş
tut, sen git onlara gül.” Bir de hep hatırlayacağı eleştirisi vardır:
“Konuşmalarını ben anlamıyorum evladım, Zeki Müren gibi tane tane konuş
da anlayalım.” Neticede, Salih Kalyon tane tane konuşarak kendini
‘yıpratmaya’ devam eder. 



Evlenecek ama para yok!

Anadolu’ya giden İstanbul tiyatrolarının yolunun Adapazarı’ndan geçmesi
en büyük şansıdır. Ama işte bir türlü hiçbirinde gönlüne göre bir yer
bulamaz. Ta ki kente Arena Tiyatrosu gelene kadar... Tiyatro yaşamının
başladığı andır o. Asaf Çiyiltepe’ye “Ben de sizlerle çalışmak
istiyorum” der.

Ama Arena ekibi artık Ankara’ya yerleşecektir. Annesini bırakamadığı
için Salih Kalyon’un gidişi bir yıl gecikir. 29 Ekim 1964’te Ankara
Sanat Tiyatrosu’nun (AST) “Sultan Gelin” oyununda ‘profesyonel’ olur.
240 lira maaşını alır ve yıllar sonra “Bizimkiler”de de birlikte
oynayacağı dostu Oktay Sözbir’le bir ev tutarlar.

Gogol’ün “Müfettiş”inden Gorki’nin “Küçük Burjuvalar”ına kadar birçok
oyunda oynar AST’ta. Sonra kalkıp İstanbul’a gider Dostlar Tiyatrosu’na
katılır. Şansa bakın ki oradaki ilk oyunu “Aslan Asker Şvayk”tır. Başar
Sabuncu’nun “Zemberek”iyle de tiyatroyu bırakmaya karar verir. Çünkü
evlenmek istiyordur, parası yoktur ve tiyatrodan para kazanılmadığı
açıktır. 



Buzlu bademe ne dersiniz?

Göçebelik de babadan geçmiş olsa gerek, bu kez bir arkadaşıyla
Bodrum’da hediyelik eşya dükkânı açar, hızla batarlar. Artık İstanbul’a
dönecek parası bile yoktur. Badem ağaçları ilişir gözüne, meyhanedeki
arkadaşlarına der ki “Biz neden buzlu badem yapmıyoruz Pasaj usulü?”

İlk ölçekleri bir çay bardağı, ilk müşterileri ODTÜ’den ayrılan abileri
Sudi İlkorur, mekânları da meşhur Han Restoran’dır. Ülkü Tamer, İlhan
Berk, Fethi Naci bir masadan onlara rakı yollarken “Tiyatroculuktan
başka bütün mesleklerin şerefine!” içerler...

Tam nişanlısı İnci Hanım da Hacettepe’deki işinden ayrılıp Bodrum’a
gelecekken sezon biter, herkes gider. Boşluktan alkolik olma
tehlikesini gören Kalyon da Bodrum hayallerine veda edip Ankara’ya
döner. Bir anda kendisini Gazanfer Özcan Tiyatrosu’nun “Evlenmek Kolay
mı?” adlı oyununun kadrosunda bulur. Kolay değildir nitekim, çoktan
öğrenmiştir bunu... Bir de o dalga geçtiği bulvar tiyatrosunun hiç de
küçümsenecek bir iş olmadığını öğrenir orada.

Ankara İl Tiyatrosu, TRT’de seslendirme, yeniden AST... Ve ekip ikiye
bölününce taraf seçmek yerine çocuk tiyatrosu kurar AST bünyesinde.
‘Yarının seyircilerini yetiştirmek’ gibi bir derdi vardır artık.



‘Tak tak Sedat’ dönemi

AST’tan ayrıldıktan sonra tam 20 yıl yaşayacak ünlü Ankara Çocuk Tiyatrosu’nu (AÇT) kurar. 1982’de onu İstanbul’a taşır.

Derken Türk televizyonlarında bir fenomen olacak “Bizimkiler” dizisi
başlar. Umur Bugay’la Adapazarı’ndaki o meşhur Arena macerasından beri
arkadaş olan Kalyon, 62. bölümde katılır diziye, ‘Tak tak Sedat’
olarak. Kendisiyle ilgisi olmayan bu ‘üçkâğıtçı’, ‘köşedönücü’ tiple
tanınıp sevilir.

Maddi olarak biraz rahatlamışlardır. Dört ay kira ödeyememe pahasına
gidip piyano aldığı kızı Ekin’e matematik hocası tutabilir mesela.

1996, “Bizimkiler”in sona erdiği ve Kalyon’un bir tümör nedeniyle
tiyatroyu bıraktığı yıl olur. Bu kez BKM yolu açılır önünde. Kızıyla
çok özel bir ilişkisi olan Kalyon, şahane bir baba olur Demet Akbağ’a,
“Sen Hiç Ateşböceği Gördün mü?”de. Sonra “Bana Bir Şeyhler Oluyor”,
sinemada “Vizontele”ler, “Organize İşler”... Kulağında yankılanan
‘anadilini’ bilmeyenlerin Karadeniz şivesini hayranlıkla izlediği
“Fırtına” dizisi... Ve “Komedi Dükkânı”... 



Biz, ben olunca...

Tolga Çevik’le modern Kavuklu - Pişekâr olarak ortaya çıkmalarıyla
yollarının ayrılıvermesi aynı hızla olup bitiverir. “’Biz’ olarak
başladık, iş ‘ben’e dönüştü, tadı kaçtı, bıraktım” diye özetler durumu
Salih Kalyon... “Benim başkasının dükkânında ne işim var bu yaştan
sonra...”

Tiyatroya gerçek anlamıyla ‘iki kalas bir hevesle’ sırf ‘biz’ olmak
için başlamış, kendi dükkânında bile patron olmamış, Tommiks yerine hep
Konyakçı’yı seçmiş birinden ne beklenir ki başka...


 





05:51:00
16 Mayis 2008
Bu haber  37  kere okundu Yazıcıya Yolla
YORUMLAR
Bu Habere Yorumunuzu Ekleyin
İsim
E-posta
Başlık
Yorum
       Tüm alanlari doldurmaniz gerekmektedir
 Günün Resmi
Recep İvedik

Son Eklenen 5 Resim
Recep İvedik
TırTıL
9 bin yıllık uykudan uyandı!
Rüya Gemi
Cıplak Vatandas
 Son Eklenen 5 Video
kurtlar vadisi pusu 38 Bölüm
Eşref Saati
Kurtlar Vadisi Pusu 35 Bölüm Fragman
Kurtlar Vadisi Pusu 34 Bölüm Fragman
ACI HAYAT Çok güzel çatışma
Genel Editör
KasirGa
Bizde de var bişeyler :)
Iletisim | Hakkimizda | Anasayfam Yap | Sik Kullanilanlara Ekle
HazirSohbet.Net Link DegisimiGaranti chat odalari chat odalari