Kıskançlığın dozu kaçmamalı!
Kıskançlık dozunda olduğunda ilişkiye faydalı olabilir. Ancak aşırı
kıskançlık en mutlu çiftlerin bile sonunu hazırlar...
Karı koca arasındaki kavgaların en önemli sebeplerinden biridir kıskançlık...
Ancak uzmanlar kıskançlığın temelinde kaybetme korkusunun olduğunu ifade
ediyor.
Kıskançlık kadın ve erkekte farklı şekillerde ortaya çıkmakla birlikte
sonuçta kaybetme korkusu baskın... Kıskançlık ayrıca tek bir duygudan oluşmuyor.
İntikam, korku, endişe, öfke hatta bazen şiddet gibi duygular da kıskançlığa
eşlik ediyor. Günlük hayattaki ufak tefek kıskançlıklar her iki taraf için de
pek bir sorun oluşturmamakla birlikte üst üste geldiğinde ya da kısıtlayıcı bir
hal aldığında profesyonel yardım almak en doğrusu...
Kıskançlık sürekli sevdiğiniz insanı düşünmek, onun hakkında bazı senaryolar
üretmek, her an acaba beni aldatıyor mu şeklinde kendi kendinizi yemek haline
geldiyse, durum ciddi demektir.
Kıskançlık dozunda olduğu sürece, var olan ilişkinin korunmasını bile
sağlayabilir. Kişi karşındakine emek vermeye, onun kendisini değerli hissetmesi
için çaba göstermeye yönelir. Ancak rahatsız edici ve mantık dışı boyutlara
ulaştığında, çok zarar verici olabilir. Kıskançlığın etkilerini hafifletmek için
yapılabilecekler var. İlişki terapisti Paula Hall, kıskançlığın etkilerini
azaltmanın sabır ve çaba gerektirdiğini söylüyor.
Geçmişin etkileri Çoğu zaman kıskançlığın altında
geçmişte yaşanmış kötü tecrübeler, çocuklukta meydana gelen olaylar yatıyor
olabilir. Hatta bazen siz bile farkına varmayabilirsiniz. Bu durumda bir uzman
psikolog yardımı önem kazanır. Çocukluğunuzla ilgili bağlantı kuramıyorsanız o
zaman şu noktaları gözden geçirmeniz faydalı olabilir:
Kıskançlığınızın
gerçekçi olup olmadığını gözden geçirin. Onu neden kıskandığınızı düşünün.
Gerçekten ilişkinize yönelik bir tehdit söz konusu mu? Sizin tavırlarınız
ilişkinizi kötüleşmesine neden mi? Kendi kendinize telkin edin. Kıskançlık
belirtileri hissettiğinizde partnerinizin sizi sevdiğini, size bağlı olduğunu ve
size saygı duyduğunu hatırlayın.
Tarih:2008-03-09 Hit: 20
|