Çocuklar eğlenerek de yemek zevki kazanabilir!
Biz anneler sürekli olarak çocuklarımızı doğru
ve yeterli besleyip besleyemediğimiz konusunda
endişe duyarız. Bu endişe çevresel baskıların
da etkisi ile bir çığ gibi büyür. Bir de bakmışsınız
ki, yemek saatleri hem siz hem de çocuğunuz için
işkenceye dönüşmüş. Bunu engellemek elimizde...
Nasıl mı?
Dr.
Sibel Özilgen in, "Eğlenceli Beslenme Kitabı"
adlı eseri, çocuklara, ailelere ve eğitimcilere
aktivitelerle beslenme eğitimi kazanmaları için
fırsat tanıyor. Kitabın ilk ölümünde beslenmenin
ve beslenme eğitiminin temel unsurlarını, ikinci
bölümünde bu bilgileri çocuğa aktarmakta kullanabileceğiniz
katılımcı aktiviteleri, son bölümünde ise çoğunu
çocuğunuzla birlikte yapabileceğiniz kolay ve
sağlıklı yemek tariflerini buluyorsunuz... Kitaptan
yola çıkarak, biz de okul öncesi dönemde beslenmenin
temel ilkelerini doğru bilmenin ve bunları çocuklarımıza
doğru metotlarla aktarabilmenin keyfini nasıl
çıkarabileceğimizi Özilgen den dinliyoruz...
EĞLENEREK BESLENMENİN İPUÇLARI
Okul öncesi çağdaki çocuklar öğrenmeye açık ve
istekli olurlar. Ve duyduklarından çok gördükleri,
dokundukları, test edebildikleri şeyleri; kısacası
birebir yaşadıklarını öğrenirler, hatırlarlar
ve taklit ederler. Bu yaşlarda alınan eğitimin
sonucunda geliştirilen alışkanlık ve davranışların
büyük bölümü yetişkinlik dönemine de taşınır.
Erken yaşlarda verilecek doğru beslenme eğitimi,
çocukların sağlıklı ve dengeli beslenme alışkanlıkları
edinmelerinde ve bunu hayatları boyunca uygulamalarında
yardımcı olur.
Yapılması gereken en önemli şey, onlara daha çok
küçükten doğru beslenme alışkanlıklarını kazandırmak...
Çocuk, yetişkinlik yıllarına taşıyacağı beslenme
davranışlarının büyük bir kısmını okul öncesi
çağlarda geliştirir. Çocuğun doğru beslenme davranışı
geliştirmesi kısa vadede yemek seçmesini, orta
ve uzun vadede ise yanlış beslenmeye bağlı sağlık
problemleri yaşamasını engeller. Peki, bunu nasıl
yapacağız? İşte burada ayna bize doğru dönüyor.
Çocuğun beslenme alışkanlıkları edinmesinde ailenin
ve gittiği okul öncesi kurumdaki eğitmenlerin
beslenme bilinç ve davranışları çok önemlidir.
Çocukların doğru ve sağlıklı beslenme davranışları
kazanmalarında benimsenmesi gereken temel unsurlar
eğitim, olumlu yaklaşım, sabır ve zamandır.
DOĞRU MODEL OLUN!
Çocuğunuzun kısa vadede yemek seçme problemini
hallederken, yetişkinliğine de taşıyacağı doğru
beslenme davranışları geliştirmesini sağlayacak
bazı kurallar vardır. Her şeyden önce çocukların
model aldığı, iyisiyle kötüsüyle davranışlarını
taklit ettiği ebeveynler ve eğitmenler doğru modeller
olmalıdır. Kısacası, biz kendi beslenme alışkanlıklarımızı
ve davranışlarımızı gözden geçireceğiz. Örneğin;
biz yemek seçiyorsak, emin olun ki çocuğumuz da
yemek seçecektir.
SOFRAYA BİRLİKTE OTURUN!
Evde ve okulda yemek saatlerini düzenli hale getirmeli,
mümkün olduğu kadar öğün atlamamaya ve sofraya
birlikte oturup birlikte kalmaya çalışmalıyız.
Yemek yerken sakin ve huzurlu bir ortam yaratmalı,
kesinlikle televizyon vb. seyretmemeliyiz. Kahvaltı
çok önemli bir öğündür, mutlaka kahvaltı etmeye
özen göstermeliyiz. Çocuğu eline tutuşturulmuş
bir simitle okuluna yollamak yerine, sabah biraz
erken kalkıp birlikte dengeli hazırlanmış kahvaltı
etmeye çalışmalıyız. Yemeği ceza veya ödül konusu
yapmamalıyız. Bir yemeği yedirebilmek için bir
başka yiyeceği ödül olarak ortaya koymak; çocukta
iyi yiyecek-kötü yiyecek kavramının gelişmesine
neden olur. Çocuğu yeni tadlar denemeye teşvik
etmeli ama asla zorlamamalıyız. Tatları mümkün
olduğunca basit tutmalıyız. Yiyeceklere dokunmalarına
izin vermeliyiz. Ona olan sevgimizi tehdit unsuru
olarak kullanmamalıyız, yani "Yemeğini yemezsen
seni sevmem" gibi cümleler kurmamaya özen
göstermeliyiz. Çocuğa yiyebileceği kadar yemeği
tabağına kendisinin almasını öğretebiliriz. Doyduğu
halde yemeğini bitirmeye zorlamak çocuğun tepki
vermesinin yanı sıra, zaman içinde porsiyonların
büyümesine de neden olur. Yasaklar cazip kılar,
hiçbir yiyeceği yasaklamamalı ancak eve sağlıklı
yiyecekleri almaya özen göstermeli ve bunları
çocukların ulaşabileceği yerlere koymalıyız. En
etkin öğrenme yöntemi aktif katılımdır. Çocuklarımızla
birlikte eğlenceli deneyler ve aktiviteler yapabilir,
mutfakta bize yardım etmesine izin verebiliriz.
Vee bütün bunları zorunluluk olarak değil, hayatın
doğal akışı içinde yapmalıyız. Sakin ve sabırlı
olmalıyız. Bunun bir süreç olduğunu ve zaman alacağını
unutmamalıyız.
BESLENME EĞİTİMİNİN AMAÇLARI
- Çocukları farklı besin grubundaki yiyeceklerle
tanıştırmak.
- Çocuklarda bazı yiyeceklere karşı oluşabilecek
ön yargı ve tepkiyi önlemek.
- Çocukların sağlıklı ve sağlıksız yiyecekleri
birbirlerinden ayırt edebilme yetisini geliştirmek.
- Çocuklara sağlıklı olmak ve doğru beslenme alışkanlığı
arasındaki ilişkiyi göstermek.
- Çocuklara ileriki yaşlara da taşıyacağı doğru
beslenme alışkanlıklarını kazandırmak.
DENGELİ VE SAĞLIKLI BESLENME NEDİR?
Çocuklar sağlıklı büyüyebilmek ve sağlıklı
kalabilmek için gerekli besinleri ancak değişik
yiyecek gruplarından alabilirler. Ne yazık ki,
gerekli bütün besinlerin hepsini içinde barındıran
tek bir yiyecek yoktur. Yiyecekler; tahıllar,
sebze ve meyveler, süt ve süt ürünleri, et ürünleri
ve baklagiller, yağ ve şekerler olmak üzere beş
gruba ayrılırlar. Ve çocukların dengeli beslenmek
için bu grupların hepsinden tüketmeleri gerekir.
Tüketirken ise dikkat edilmesi gereken en önemli
nokta, "gıda piramidi"nin en tepesinde
bulunan şeker ve yağlardan en az, "gıda piramidi"nin
tabanında bulunan tahıl gruplarından ise en fazla
tüketilmesi gerektiğidir. Ayrıca, günlük tüketim
miktarı fiziksel aktivite gözönünde bulundurularak
ayarlanmalıdır. Doğru beslenmede önemli olan "ne
kadar" değil, "neyi ne kadar" yediğimizdir.
Hedefimiz doymak değil, doğru, yeterli ve sağlıklı
beslenmektir. O nedenle de beslenmenin yetişkinler
ve çocuklar tarafından, bir görev ve pazarlık
konusu değil; stresten uzak, doğal bir eğlence
olarak kabul edilmesi, hem yetişkinlerin hem de
çocukların hayatını kolaylaştıracağı gibi, sağlıklı
beslenme yönünde atılan önemli bir adımdır.
Tarih:2008-03-09 Hit: 9
|