|
Untitled Document
|
Celal Talabani
1933 te doğan Talabani, siyasi kariyerine 1950 lerde KDP nin öğrenci kanadının kurucusu ve lideri olarak başladı.
KDP lideri Mustafa Barzani ile görüş ayrılığına düşmesi sonrası KDP den
ayrılarak KYB yi kurdu. Bir yıl sonra da Bağdat hükümetine karşı
silahlı mücadeleye girişti.
KDP - KYB rekabeti, bunu takip eden 30 yıl boyunca bölgedeki siyasi hayatın odağını oluşturuyordu.
Kuzey Irak ın Körfez Savaşı sonrası uçuşa yasak bölge ilan edilmesi, KDP ile kısa süren bir bahar havası yaşanmasına yol açtı.
Taraflar 1992 de seçime giderek bölgede bir ortak yönetim kurdular.
Ancak bu yönetimin başkanının kim olacağını berlilemek üzere yapılan
seçimler yeni bir silahlı çatışma dönemini başlattı.
4 Ekim 2002 de ABD arabulucuğuyla sağlanan anlaşmadan bu yana iki parti ortak hareket etmeye gayret gösteriyor.
Talabani, önce Irak Yönetim Konseyi ne bilahare de Irak Cumhurbaşkanlığına seçildi.
HAKKINDA YAZILANLAR
[PORTRE - MUZAFFER DELİGÖZ]
Ayrılıkçı liderlikten devlet başkanlığına TALABANİ
Zaman 07.04.2005
KYB lideri Celal Talabani�nin devlet başkanı seçilmesiyle Irak ve Arap
ülkeleri tarihinde ilk kez bir Iraklı Kürt, devlet başkanlığına
seçilmiş oldu. Öylece; 30 yıllık bir mücadelenin sonunda; Talabani, ABD
ile yaptığı işbirliğinin neticesi olarak Irak devlet başkanlığı
makamına oturmuş olacak.
Dün Irak Meclis�inin kararı ile Irak Kürdistan Yurtseverler Birliği
lideri Celal Talabani yeni dönemin ilk Cumhurbaşkanı olarak devlet
başkanlığı koltuğuna oturmayı başardı. Yeni dünya düzeni açısından söz
konusu gelişmenin simgesel bir anlamı olduğu açık. Gelişme üzerine
Talabani portresinin çıkarılması artık elzem oldu. Bu portre çalışması
Talabani�nin yıllardan bu yana verdiği mücadelenin yanı sıra, bir nevi
Kuzey Irak�taki Kürt oluşumunun da bir siluetini vermeyi
hedeflemektedir.
Irak�taki Kürt hareketleri 2. Dünya Savaşı öncesi 1938 yılları
civarında Molla Mustafa Barzani ile başlar. Bir süre sonra verdiği
mücadelenin başarısızlığını fark edecek olan Barzani, bu dönemde
aşiretinden 3.000 kişiyi de yanına alarak Rusya�ya sığınmış ve Ruslarla
birlikte Almanlara karşı savaşmıştır. Barzani�ye bu dönemde �Rus
Generali� rütbesi verilmiştir.
Savaşın bitmesinden kısa bir süre sonra 1946 yılında İran�ın Kürtlerle
meskun (Mahabat) bölgesinde Rusların da yardımı ile bir Kürt devleti
kurulurken, devlet başkanlığına Kadı Ahmet getirildi. Ne var ki bu
devletin ömrü ancak 6 ay devam edebilmiş, Rusların yardımını çekmesi
üzerine İran bölgeyi işgal etmiş, Kadı Ahmet ve 12 arkadaşı idam
edilmiştir. Böylece ilk Kürt hareketi daha doğmadan ölümle karşı
karşıya kalmış ve Barzani de 2. kez Rusya�ya kaçmak zorunda kalmıştı.
1958 yılına kadar Rusya�da kalan Barzani, Irak Devrim Hareketi�nin
çıkardığı af üzerine ülkesine döndü. Abdulkerim Kasım, bu af ile
hususen Barzani�nin dönmesini istiyordu. İstediği de oldu. Rusya�da
bulunan Barzani taraftarı Kürtler geri gelerek Bağdat�ta iskan edilmiş,
Barzani de Bağdat�a yerleştirilmişti. Daha önce Rusya�ya gitmeyen
Barzani aşiretinin bir kısım mensupları ile yine bir Kürt aşireti olan
Zibari�ler arasında zaman zaman çarpışmalar meydana geliyordu. Barzani,
Abdulkerim Kasım�dan izin alarak bu anlaşmazlıkları önlemek üzere Kuzey
Irak�a gitti, oraya yerleşti. Bu sırada yıl 1959�u bulmuştu. Irak�taki
demokratik hareketler de bu sırada oluşmaya başladı. Celal Talabani�nin
çıkışı işte bu dönemlere rastlamaktadır.
Avukat Celal�i aşireti desteklemedi
Celal Talabani, Bağdat Hukuk Fakültesi�ni birincilikle bitirmiş, meşhur
bir avukattı. Siyasetle yakından ilgilenen, yaptığı çalışmalar
sonucunda Demokratik Kürdistan Partisi�ni kuran Talabani zor koşullar
altında çeşitli stratejiler izlemiş, başarılı olmanın tüm yollarını
denemeye çalışmıştır. Celal Talabani, �Talabani� aşiretindedir. Bu
aşiret bölgede Sünni gelenekten gelen, tasavvufi eğilimleri olan bir
aşiret olarak bilinmektedir. Talabani�nin sosyalist ve ırkçı görüşleri
bu nedenle bu aşiret tarafından hiçbir zaman kabul edilmedi, aşireti
Talabani�ye umduğu desteği vermekten imtina edecekti. Esasen Talabani
bir süre sonra demokratik yolla muvaffakiyet sağlayamayacağını
anladığından, Irak devletine karşı kanun dışı eylemlere başlamıştı. Bu
eylemlerinde de Talabani aşireti Avukat Celal�e destek vermedi.
Bu sırada bütün dünyada Molla Barzani Kürtçülük hareketinin lideri
olarak tanındığından; Celal Talabani, Molla Mustafa Barzani�ye giderek
beraber çalışmayı teklif etti.
Talabani�nin parti kurması ile birlikte Irak�taki bütün Kürt
entelektüeller bu partiye girmişlerdi. Bunun sebebi de 1958�e kadar
Irak�ta Kürt-Arap ayrımı yoktu. Hatta Irak�ın 14 valisinden 6-7�si Kürt
asıllı idi. Ayrıca, ordu içinde her rütbeye ulaşma imkanları da vardı.
En yüksek kumandanlar arasında Kürt ve Türkleri görmek mümkündür.
1958�den itibaren devletin Arap ırkçılığını esas alması sonucu devlet
dairelerinde görev verilmesi sırasında Arap olup olmadığına bakılmaya
başlanıldı. Devlet dairelerinden çıkarılan Kürt münevverleri bu sebeple
Talabani�nin partisine girmeye başladılar. Bunların Molla Barzani�nin
liderliğinde birleşmeleri ile hareket kuvvetlendi. Irak siyasi
yönetiminin kuvvetleri ile giriştikleri çete savaşlarında güçlerini
göstermeye de başladılar. Hükümet güçleri, Kürtçülük hareketine yardım
etsin-etmesin birçok köyü yakıp yıktı. Birçok masum insan öldü, ki bu
haksız ve zalimane tutum durum, bölgede Kürt hareketini
desteklemeyenleri de hareketin içine soktu.
Barzani ile sürekli çatıştı; çünkü...
Irak�ın bölgedeki Arapları kışkırtmalarına misilleme olarak İran�ın da
etkili bir aktör olarak devreye girmesi Talabani�nin başkaldırı
hareketinde öne çıkmasını sağlayan etkenlerden biri oldu. Hitabetinin
ve ikna kabiliyetinin iyi olması sebebiyle birçok lideri etrafına
topladı. Halk arasında efsane şahıs haline geldi. Hatta, Kürt kadınları
en güzel elbiselerine �Mam Celal-Celal Amca� ismini veriyorlardı.
1963�te Baas ihtilali olunca Kürtlerle anlaşma yapıldı. Toplantıların
tamamında Kürtleri Celal Talabani temsil ediyordu. Yapılan anlaşma
sonucu, Irak bir kanun ile Kürt bölgesine kısmi özerklik veriyordu. Bu,
ancak bir yıl devam etmiş, Baas Partisi bu kanunu iptal ederek,
bölgedeki hakimiyetini sürdürmeyi esas almıştır. Bu sırada, Kürt
hareketinin yönlendirilmesi ve amaçları konusunda Molla Barzani ile
Celal Talabani�nin arası açıldı. Talabani, Kürtlerin Irak�tan ayrı
müstakil Kürt devleti kurmalarını istiyordu. Tabii bu devletin yapısı
sosyalist rejime dayalı olacaktı. Bunu sağlamak için de Irak Komünist
Partisi ile işbirliğine gidilmesini istiyordu. Molla Mustafa
Barzani�nin fikri ise çevredeki bütün devletlerin müstakil Kürt
devletinin kurulmasına izin vermeyeceklerini, bu sebeple en iyi yolun
Irak Devleti içinde özerk bir Kürt bölgesi olarak kalmak olduğu yolunda
idi. Kendisi hafız olan Molla Barzani, komünist ve sosyalist rejim
esasını kabul etmiyor; daha önce kendisinin bulunduğu Rusya�dan
örnekler vererek müstakil Kürt devleti fikrini reddediyordu. Bu fikir
ayrılığı sebebiyle Celal Talabani, İran�a gitmek zorunda kaldı. Bir
süre sonra Talabani, Irak Baasçıları ile anlaşarak Bağdat�a dönerken,
yanındaki Kürt güçleri, Baasçılarla birlikte Molla Barzani�ye karşı
savaşmaya başlayacak, böylece Kürt hareketi ikiye bölünmüş olacaktır.
Bu durumdan istifade etmek için pusuda bekleyen Irak Baas Partisi,
Talabani�yi yok etmenin yollarını aramış, birkaç adamı bu yolda
suikaste uğramış olmasına rağmen Talabani, bu tuzaklardan kurtulmayı
başarmıştır. Söz konusu gelişme Talabani�yi tekrar Molla Barzani�nin
kucağına itmiş, onunla işbirliğine sevk etmiştir. (1970)
1975�ler civarında Kürt hareketinin tekrar canlılık kazandığını
görüyoruz. Bu dönemde Saddam yönetimine karşı sağlanan başarılar Baas
iktidarını da zora sokacaktır. Ancak Saddam�ın diğer Arap ülkelerinin
de yardımı ile Kürtleri destekleyen İran şahı ile Cezayir�de bir araya
gelmesi yine sıkıntılı bir süreci başlatacaktı. (1975)
Kürtlere İran�ın desteğini kesen Saddam kuvvetleri bu dönemde Kürtlere
baskılarını artırdı. Molla Mustafa Barzani de etrafı ile birlikte 1981
yılında öldüğü ABD�ye göç etti. Baas Partisi bir kısım Kürtleri
affetti, bir kısmını idam etti. Kürt halkının büyük kısmını da Güney
Irak�ta mecburi iskana tabi tuttu. Kürtlerden kalan yerlere de Arapları
yerleştirdi. Böylece bölgede çok az Kürt kaldı.
İran-Irak harbi sırasında Talabani gizlice Irak�a döndü. Kürt
hareketini geliştirmek istedi. Ancak, bölgede kalan Kürtlerden
beklediği yardımı göremedi. Yine de faaliyetlerine devam etti. Bu
hareketi tamamen silmek isteyen Saddam, İran saldırıyormuş gibi
gösterip Irak uçakları ile Kürt köylerini bombalıyordu.
Ve devlet başkanlığına doğru...
1987 yılında Süleymaniye şehrindeki şeker fabrikasını bombalamak
isteyen 2 uçaktan biri düşürülünce Saddam�ın oyunu anlaşıldı. 1988�de
Türkiye�ye �PKK merkezleri� diye sivil hedefleri göstererek bombalatmak
istedi. Ancak Türkiye, bunun farkına vardı. Bir daha Saddam�a inanmadı.
Bu hadiseler, Talabani�ye yardımcı olmayan bölgedeki Kürtleri de
harekete yaklaştırdı.
Irak�ın Kuveyt�e saldırısı sırasında Talabani ve Kürt hareketi yine ön
saflarda görünmeye başladı. Bilhassa İngiltere�nin desteği ile hareket
eden Talabani, Irak�ın işgalinin ilk günlerinde Irak�ı içeriden
vurabileceklerini iddia ederek siyasi ve maddi büyük yardımlar almayı
başarmış, siyasetini ve çizgisini bu strateji üzerinde sürdürmeye devam
etmiştir. �Müstakil Kürt devleti� fikrinden vazgeçerek �özerk Kürt
bölgesi� fikrini kabul ettiğini belirtmeye başlayan Talabani�nin bu
söylemi etkili olmuştur. Bu yolda ABD ve İngiltere tarafından istenilen
çalışmaları yaptı. Şam�da ve Paris�te Irak muhalefetini topladı. S.
Arabistan�a giderek Suudi yetkililerle görüşmelerde bulundu. Yıllardır
sosyalist olmasını istediği Kürtçülük hareketine yeni bir veçhe vermeye
çalıştı. �Talabani-Barzani mücadelesi de son 30 yıldır Irak Kürtlerinin
siyasi hayatında baskın güç oldu. İki lider, Kuzey Irak�ta söz sahibi
olmak için zaman zaman çatıştı. Saddam�ın Kuveyt�i işgal etmesiyle
başlayan 1991 Körfez Savaşı ve Kuzey Irak�taki Kürtlerin merkeze karşı
ayaklanmalarıyla Celal Talabani�nin siyasi hayatında yeni bir dönem
başladı. Kuzey Irak�ta Batılı devletlerin müdahalesi ile güvenli
bölgelerin kurulmasının ardından Kuzey Irak�ta 1992 yılında yapılan
seçimlerle KYB-KDP ortak yönetimi kuruldu. 1994�te iki parti arasındaki
görüş ayrılıkları sebebiyle çatışmalar oldu. ABD ve İngiltere�nin
girişimiyle iki parti arasında yapılan görüşmeler sonucunda 1998�de
Washington�da barış anlaşması imzalandı...� (Hürriyet-06.04.2005)
Irak meclisi �Irak Kürdistan Yurtseverler Birliği� lideri Celal
Talabani�yi, Irak devlet başkanlığına seçti. Talabani�nin
yardımcılıklarına ise Sünni Gazi el-Yaver ve Şii Abdül Mehdi getirildi.
275 sandalyeli mecliste milletvekillerinin 227�si Talabani ile 2
yardımcısı lehinde oy kullanırken 30 oy, başka rakibi olmayan bu üç
adayı protesto etmek amacıyla boş çıktı.
Talabani�nin devlet başkanı seçilmesiyle Irak ve Arap ülkeleri
tarihinde ilk kez bir Iraklı Kürt, devlet başkanlığına seçilmiş oldu.
Böylece; 30 yıllık bir mücadelenin sonunda; Talabani, ABD ile yaptığı
işbirliğinin neticesi olarak Irak devlet başkanlığı makamına oturacak.
Talabani, çete savaşları ile başlayan bu mücadeledeyi taçlandıran bir
noktaya getirdi. Bakalım Irak Devlet Başkanı olarak, kendi kabilesinin
desteğini alamayan Talabani, bu kez Irak�ı ve Iraklıları kuşatabilecek
mi?
Tarih:2008-03-16 Hit: 43
|
|
| Günün Resmi |
|
Son Eklenen 5 Resim
Son Eklenen 5 Video
|